Çok uzun bir süreden sonra yeni bir film yazısıyla karşınızdayım.
Son zamanlarda izlediğim filmler arasında en beğendiğim film Ek Villain oldu efendim.
Çok sorguladım aslında kendimi,neydi bana bu filmi bu kadar sevdiren? (Çünkü,filmi izleyeli yaklaşık 1 ay oluyor ancak her gün filmin müziklerini dinliyorum ve replikler,bazı sahneler aklımdan gitmiyor.)
Tamam ben biraz ayarsız biriyim,ortam yoktur. Taktım mı bir şeye,kurtulamam. Ama konu bu değil. Her insan sevdiği herhangi bir şeyde kendini bulur. Hayallerini,ideallerini,yaşadıklarını veya hayatına girmiş-çıkmış- kimseleri.
İşte ben bu filmde kendimi gördüm. Korkularımı,hayallerimi ve bazı anılarımı.
Neyse konuyu çok dağıttım :D Hemen asıl konuya dönüyorum.
Filmde 2 psikopatın aşk hikayeleri var. Guru ve Rakesh.
Guru Rakesh yüzünden eşini(Aishya) kaybediyor. Rakesh ise sevdiği kadını korumak için başka kadınları öldürüyor.
Biraz daha derine inersek, Guru küçükken, ailesi gözlerinin önünde katlediliyor. Daha sonra Guru intikamını alıyor tabii. Ama bu onu rahatlatmıyor. Aishya ise ölümcül bir hastalığa sahip. Son günlerini bir "parti" gibi yaşamak istiyor. Bu yüzden bir defter tutmakta,yaptıklarını ve yapmak istediklerini yazıyor.Bir gün karakolda Guru'yla karşılaşıyor ve diyor ki "aradığım ek villain (kötü adam) bu!" Daha sonra ondan yapmak istediği bir iş için yardım istiyor. Tımarhanedeki yaşlıları kurtarıp evlendiriyorlar.Sonra Guru diyor ki "oh sonunda bir huzur buldum bee" böylece birbirine doğru akan iki nehir kavuşmuş oluyor.
Gelelim Rakesh ve Sulo'sunun hikayesine. Rakesh orta halli,işini düzgünce yapan ve bu yüzden çok parlak olmayan bir memurdur. Çok parası olmadığı için de Sulo'yla sürekli tartışırlar. Oğulları bundan kötü etkilenir. Rakesh gün geçtikçe daha da cazgırlaşan Sulo'yu öldürmemek için başka kadınları öldürmeye başlar.
Rakesh
Tavsiye ediyor muyum?
Evet. Bence film listenizde bulunmalı,hatta hemen izlemelisiniz. Klasik bir aşk filmi gibi gelebilir,bir kore filminden uyarlama olduğu için konusuna aşina olabilirsiniz ama emin olun gayet güzel bir film.
Buradan sonrası bol spoiler içerir.
Siddhart Malhotra (Guru) bence çok tutuk oynamış. Rolünün de bunda etkisi var tabi yine de bana sırf yakışıklı olduğu için rolü kapmış gibi geldi.Ama rolüne çok yakışmıştı tip olarak orası ayrı.
Sharaddha Kapoor süper oynamış.Bayıldım! Hemen aldım takibe. Zaten çok güzel bir kadın,aynı zamanda yetenekli,rolüne de çok yakışmış. E daha nolsun? Makyajı,kıyafetleri de çok güzeldi.Ben zaten sari ve hindistanın kültürel kıyafetlerini çok beğeniyorum. Aishya'nın karakterine çok uygun bir şekilde giydirilmesi güzel bir detaydı.
Rakesh,gerçekten çok etkileyici bit performansı,Sahiba da öyle.
Filmin müzikleri...Ah o şarkılar...Ah o şarkıların anlamları...Yazıyı yazarken bile müzikleri dinliyorum. Banjaara,Galliyan ve Zaroorat. Galliyan'ı aynı zamanda Sharaddha da söylüyor. Canlı performansını izledim. Hiç güzel değildi.
Guru'nun hastaneden dönerken Aishya'yı kucağında taşıması,ameliyattayken gidip dua etmesi beni çok etkiledi.
Son sahnede Guru'nun gülümsemesi ve"to save a life" maddesinin üstünü çizmesi biraz olsun yüreğimi ferahlattı
Keşke tavus kuşlarının dansını görebilseydi.
Sahildeki anlarına bayıldım.
Sulo'nun tam sevdiğini söyleyecekken hemşirenin bölmesi çok sinir bozucuydu.
Kısaca her sahnesine özendim :D
...
"Karanlık,karanlıkta son bulmaz. Sadece aydınlık onu yok edebilir.Nefret,nefreti yok edemez sadece aşk onu yok edebilir."
"Başkasının acısını paylaşmazsak,kendi acılarımızı dindiremeyiz."
*Bu Filmi Neden Bu kadar çok sevdim?
Çünkü Aishya benim dışarıdan görünen kimliğim. Kurtulmak istediğim,kaçamadığım. İçimde ise bir Guru var,hiç belli etmediğim.