10 Haziran 2015 Çarşamba

Aashiqui 2

Shraddha Kapoor'u takibe aldığımdan bir önceki yazıda bahsetmiştim. Ben bir filmi çok beğendiğimde,filmde oynayan oyuncuların diğer filmlerini de izleyen birisiyimdir. Dolayısıyla hemen Shraddha Kapoor'un diğer filmlerini de izlemeye başladım.

Aashiqui 2'nin konusuna gelecek olursak;çok ünlü bir şarkıcı RJ (yani Rahul Jayker) alkol batağına saplanmış,artık albüm üretmeyen,partilerden,gösterilerden kaçan böylelikle hızlı bir düşüşe geçmiş bir stardır. Bir gün uzun bir aradan sonra küçük bir şehirde konser verir. Ancak işler yolunda gitmez ve bir kavgaya karışır. Daha sonra bir bara gitmek ister,ancak kapalıdır. Bu sefer daha küçük bir yer bulmak için yola çıkar ve kaza geçirir. Bir kadına çarpar ve kadın yiyeceklerini düşürür. Girdiği barda yine aynı kadınla karşılaşan Rahul,kendi şarkısını kendisinden daha güzel söyleyen bu kadını star yapmayı amaç edinir.





Ne yazık ki ben beğenemedim bu filmi. İzlerken çok sıkıldım. Oyunculuklar harikaydı kesinlikle. Shraddha'nın sesi garip geldi bana sanırım seslendirme yapılmış,çok rahatsız etti beni. Filmi şarkı,müzik üzerine kurulu ve ben filmin müziklerini gerçekten hiç ama hiç beğenmedim. Film 2 saat boyunca hep aynı hikaye üzerinden gitti. E haliyle bu da filmi sıkıcı hale getirdi benim için.Çok romantik sahneler vardı,Rahul'un önce seslenip sonra "yok bir şey" deyip derin derin bakması...Kapının ardından ellerini koymaları...Ama yine de bu filmi benim için kurtaramadı.



8 Haziran 2015 Pazartesi

EK VILLAIN

Çok uzun bir süreden sonra yeni bir film yazısıyla karşınızdayım.

Son zamanlarda izlediğim filmler arasında en beğendiğim film Ek Villain oldu efendim.
Çok sorguladım aslında kendimi,neydi bana bu filmi bu kadar sevdiren? (Çünkü,filmi izleyeli yaklaşık 1 ay oluyor ancak her gün filmin müziklerini dinliyorum ve replikler,bazı sahneler aklımdan gitmiyor.)

Tamam ben biraz ayarsız biriyim,ortam yoktur. Taktım mı bir şeye,kurtulamam. Ama konu bu değil. Her insan sevdiği herhangi bir şeyde kendini bulur. Hayallerini,ideallerini,yaşadıklarını veya hayatına girmiş-çıkmış- kimseleri.

İşte ben bu filmde kendimi gördüm. Korkularımı,hayallerimi ve bazı anılarımı.

Neyse konuyu çok dağıttım :D Hemen asıl konuya dönüyorum.


Filmde 2 psikopatın aşk hikayeleri var. Guru ve Rakesh.
Guru Rakesh yüzünden eşini(Aishya) kaybediyor. Rakesh ise sevdiği kadını korumak için başka kadınları öldürüyor.


Biraz daha derine inersek, Guru küçükken, ailesi gözlerinin önünde katlediliyor. Daha sonra Guru intikamını alıyor tabii. Ama bu onu rahatlatmıyor. Aishya ise ölümcül bir hastalığa sahip. Son günlerini bir "parti" gibi yaşamak istiyor. Bu yüzden bir defter tutmakta,yaptıklarını ve yapmak istediklerini yazıyor.Bir gün karakolda Guru'yla karşılaşıyor ve diyor ki "aradığım ek villain (kötü adam) bu!" Daha sonra ondan yapmak istediği bir iş için yardım istiyor. Tımarhanedeki yaşlıları kurtarıp evlendiriyorlar.Sonra Guru diyor ki "oh sonunda bir huzur buldum bee" böylece birbirine doğru akan iki nehir kavuşmuş oluyor.



Gelelim Rakesh ve Sulo'sunun hikayesine. Rakesh orta halli,işini düzgünce yapan ve bu yüzden çok parlak olmayan bir memurdur. Çok parası olmadığı için de Sulo'yla sürekli tartışırlar. Oğulları bundan kötü etkilenir. Rakesh gün geçtikçe daha da cazgırlaşan Sulo'yu öldürmemek için başka kadınları öldürmeye başlar.


Rakesh

Tavsiye ediyor muyum?
Evet. Bence film listenizde bulunmalı,hatta hemen izlemelisiniz. Klasik bir aşk filmi gibi gelebilir,bir kore filminden uyarlama olduğu için konusuna aşina olabilirsiniz ama emin olun gayet güzel bir film. 



Buradan sonrası bol spoiler içerir.

Siddhart Malhotra (Guru) bence çok tutuk oynamış. Rolünün de bunda etkisi var tabi yine de bana sırf yakışıklı olduğu için rolü kapmış gibi geldi.Ama rolüne çok yakışmıştı tip olarak orası ayrı.
Sharaddha Kapoor süper oynamış.Bayıldım! Hemen aldım takibe. Zaten çok güzel bir kadın,aynı zamanda yetenekli,rolüne de çok yakışmış. E daha nolsun? Makyajı,kıyafetleri de çok güzeldi.Ben zaten sari ve hindistanın kültürel kıyafetlerini çok beğeniyorum. Aishya'nın karakterine çok uygun bir şekilde giydirilmesi güzel bir detaydı. 
Rakesh,gerçekten çok etkileyici bit performansı,Sahiba da öyle.
Filmin müzikleri...Ah o şarkılar...Ah o şarkıların anlamları...Yazıyı yazarken bile müzikleri dinliyorum. Banjaara,Galliyan ve Zaroorat. Galliyan'ı aynı zamanda Sharaddha da söylüyor. Canlı performansını izledim. Hiç güzel değildi.
Guru'nun hastaneden dönerken Aishya'yı kucağında taşıması,ameliyattayken gidip dua etmesi beni çok etkiledi.
Son sahnede Guru'nun gülümsemesi ve"to save a life" maddesinin üstünü çizmesi biraz olsun yüreğimi ferahlattı
Keşke tavus kuşlarının dansını görebilseydi.
Sahildeki anlarına bayıldım.
Sulo'nun tam sevdiğini söyleyecekken hemşirenin bölmesi çok sinir bozucuydu.
Kısaca her sahnesine özendim :D

...

"Karanlık,karanlıkta son bulmaz. Sadece aydınlık onu yok edebilir.Nefret,nefreti yok edemez sadece aşk onu yok edebilir."

"Başkasının acısını paylaşmazsak,kendi acılarımızı dindiremeyiz."


*Bu Filmi Neden Bu kadar çok sevdim?
Çünkü Aishya benim dışarıdan görünen kimliğim. Kurtulmak istediğim,kaçamadığım. İçimde ise bir Guru var,hiç belli etmediğim.