7 Kasım 2015 Cumartesi

Imkansızı İstemek

Öyle güzel hir hayal ki bu... Kocaman kırmızı bir bilye kadar güzel. Karnımı bir balon gibi şişirecek kadar heyecanlandırıyor beni. Derslerde, yürürken, otururken, uyumadan önce...Her an aklımda.
Nasıl da isterim o hayatı. Nasıl da isterim o resimlerin için de ben de olmayı... Nasıl da isterim öyle bakmayı, öyle gülmeyi... Öyle giyinmeyi, oralarda olmayı...
Nasıl da farklı benim yolum. Benim kaderim...
Nasıl da isterim şu çemberi kırmayı.
Sisifos misali, o kayadan kurtulmayı.
Olmayacak bir düş bu. Acemi, çocuksu ve hatta gülünç. Ama istiyorum işte.
O kadar çok sevgi var ki ve bir o kadar da büyük bir nefret içinde, kalbim,taşıyamadı kırıldı.
O kadar çok düşündüm ki şu gencecik alnım kırıştı.
O kadar çok üzüldüm ki gamzem kayboldu.
Ve şimdi o kadar çok mutlu olmak istiyorum ki hepsine değsin.
Bir kez olsun, bir kerecik, çok mutlu olacak-mışım gibi olup çakılmıyım yere.
Ama imkansız işte. Gözlerimi dolduracak kadar imkansız. Düşündükçe bile beni mutlu etmeye yarayan şey gerçekliğe döndüğümde beni paramparça ediyor.
İmkansızı istemek, ne kadar da zor!